12 Eylül 1980 karanlık darbeye...
-I-
eylüldü hava karardığında
ensemden girdiğinde bir sancı
topladı aşk eteklerini
damar damar göründü bacaklar
şaşırdı aşk toplayıcılar
çıplaktık ekmeğin ve aşkın manzarasında.
akan nehrin tırnak tırnak fırçasıydık
eylüldü hava aydınlandığında
ensemden çıktığında bir sancı
kilitledi ağızlar çenesini
bir bir susmaya konuştular
şaşırdı dil sökücüler
anahtardık tarihin görünmeyen kapılarında
uymadığında açmayan çapaktık
eylüldü
hava bozmuştu
esiyordu
sarardığı yerde
mevsimine yeşilleniyordu
-II-
başımızın üstünde demirdendi gök
kurşun geçirmez kulenin kurşun gözleri
değdikçe kafesin
parmaklarına
eylül açmıyordu saksılarımızda
iç içe kapılarda yüzlerce el iziydi aşk
kalın duvarların çığlığı yürüdükçe ince damarlarımızda
eylül ağlamıyordu mektuplarımızda
O dua bitti barikatlarında
şimdi saklanacak yer arıyor
"Bizim Çocuklar" barikatlarımızda
-III-
eylülü bana bırak
git örtüsü solmuş bahçelerimden
gittiğin yerde sus
geçme aynası kırılmış nehirlerimden
eylülü bana bırak
döndürme yolu yokuşlu kırlangıçlarımı
kanatlarına dünler taktım, gagalarına sirenler
kandırma inadı nakışlı yarınlarımı
eylül eylüllensin
ben eylülleneyim
nehirlerim eylüllensin
döksün şiir dizelerini
eylül gibi
...........
alaza yattım ayırıp bacaklarımı
çığlığımı unutsun diye toprak
ağzıma kor bir şiir aldım
doğurdum kendimi
kuşların yorgunluğunu göbek bağım
eylül koydum adımı
küflenmesin bayat imgelerde şiir
seslendiğinde bir çocuk
doğrudan baksın gözlerim içinde eylül
o kadar korkak olmayan korku
korkuyu üzerinden atmak bir ömür
korkaklığı öğrenmesin çocuk
darağaçlarında yaşıtlarının öldüğünü
unutmasın eylülün oniki çanağı kırık
...............
Emine Başa
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder