-I-
şiir
ağlıyor dizenin bir yerinde
utancından
bulamıyor düştüğü yeri
insan
kılıklı gölgeler gölge kılıklı insanlar
virane
bir şatonun dünya kapısından fırlayarak
hayalet
oluyor imgenin uygarlığına
şiir
ağlıyor dizenin bir yerinde
korkusundan
bulamıyor düştüğü yeri
terkedilmiş
gezegenin damlarına savruluyor şiir
insansız
uçaklar insansız binalardan hınç alıyor
çocuklar
görüyor bir tek imgenin alnında açılan çukuru
insan
olmalarına izin verilmeyen çocuklar
onların
kaçamayacak kadar küçüktü ayakları
şiir
ağlıyor dizenin her yerinde
şairine
sarılıyor delinince damının kırmızısı
beraber
ağlıyorlar yeni baştan uygarlığa
anımsamaya
susuyorlar
-II-
anımsıyor
ve bağışlıyorum diyor şiir
soyuyorum
avuçlarımı
insanın
ayağa kalktığı o ilk güne dokunuyorum
çırılçıplak
dünyanın belleği
avuçlarım
nefes alıyor
bilgiyle
önü kesilmemiş ormana çıkıyor bütün yollar
dallardan
topluyorum benliği
unutulmasın
diye özkıyım
bana
insanı getirdiğin gün
utanmamayı
ve korkmamayı getireceğim
yüreğin
saflıkla temizlendiğinde
o
çukurdan çıkacak çocuklar
misket
oynayacaklar silahlar nasılsa kör
imgemin
uygarlığında beyaza boyanacak
vurulmaktan
yorgun düşmüş tüm sokaklar
bana
insanı getirdiğin gün
düştüğüm
ve uyuduğum yerde
ah
sadece ağacının gölgesinde
bembeyaz
serinleyeceğim
ve
alnının ortasına gururla serileceğim
...........
Emine
Başa
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder