utancı bildim gözlerimden
bakarken yaşlı gözleriyle bir çocuk
Suriye'de, Irak'ta, Filistin'de
insanlığa küstüm yüreğimden
toprağın kırmızıya doyduğunu
gözünün yaşından görmezken çocuk
ve cebren tohumlara sızarken kan
işgal işgal, yapış yapış büyürken
postalların altında incecik saçları
utancı bildim gözlerimden
yıkılırken toprağa bir çocuk
ve bilmezken
ve anlamazken
ve tanımazken
başının üstünde dönen insan sız..ları
kendime kırıldım dilsizliğimden
bir botun içinde tutunmuşken iplere
veya bir sahile vurmuşken cesedi
dünyaya sövdüm çaresizliğimden
ah insan lı..ğı doğuramayan dünya
uçurtmanın kuyruğuna benzemeyen döl
ve ölürken
ve biterken
ve hissetmezken
uzaklardan el salladığımı
ah yalnızlığın ortasındaki çatlak ses
müziğin notasına benzemeyen hırıltı
ey şairler şairi
“ölsem de gam yemem gayri”nin
resmini yapamayacak artık Abidin
ekmeğimizi bölüşmeyi
anımsamayacak artık toz
ey bütün asılmışlar, yakılmışlar
sürgün sürgün saçılmışlar
gam çürüdü, keder düştü
mil çekilmiş gözleriyle dondu vicdan
soğudu ruhların kadim közü
çöl yerine kül
serap yerine vaha
ah yarıldı hecesinden in-san
ey dehşet,
gözlerimden vazgeçtim
bana sözlerimi geri ver
......................
Emine Başa
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder